İrtibatı Koparmayalım!
altın gibi deyimi
(1) altına benzer renkte, sarı. örnek: Altın gibi saçları vardı. (2) çok değerli, çok iyi. örnek: Altın gibi bir genç. (3) pürüzsüz, çok güzel. örnek: Şarkıcının altın gibi bir sesi var.
- tavşanın suyunu suyu
- arı duru
- ağzı pis
- yan gözle bakmak
- naza çekmek
- carcar etmek
- göbek salmak
- alt yanı
- ayağa kaldırmak
- attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmemek
- göze görünmek
- hava almak
- dilini değdirmemek
- gam çekmemek
- aşağı koysam pas olur, yukarı koysam is olur demek
- kuş uçurmamak
- bir paralık etmek
- başı yerine gelmek
- düşman başına
- fücceten gitmek
- gözleri çakmak çakmak olmak
- adım başına
- el kadar
- ayakları suya ermek
- dal vermek
- ardını boşlamak
- yer yarılıp içine girmek
- az daha
- ağzını burnunu dağıtmak
- Allah rahmet etsin
- canı isterse
- göbek salıvermek
- uçkuruna sağlam
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
(1) altına benzer renkte, sarı. örnek: Altın gibi saçları vardı. (2) çok değerli, çok iyi. örnek: Altın gibi bir genç. (3) pürüzsüz, çok güzel. örnek: Şarkıcının altın gibi bir sesi var.
(1) ayrıntılara yer verilmeyen, parçaları arasında uyum bulunan, dağınık olmayan, örnek: Ona derli toplu bir yanıt vermeliyiz. (2) düzenli, örnek: Artık derli toplu bir yaşam istiyordu. (3) düzenli bir biçimde, örnek: Düşüncelerini derli toplu söylemeye çalışıyordu.
gereği yokken, olayların nedenleri ve sonuçiarıyla ilgili olarak kişisel ve soyut birtakım düşünceler öne sürmek.
(1) (bir yerin) girip çıkmadık yerini bırakmamak, her yerini baştan aşağı dolaşmak. örnek: İki saat içinde Bursa'nın altından girip üstünden çıktık. (2) (bir servetin) hepsini kısa zamanda harcamak, onu gereksiz yere ve düşüncesizce tüketmek. örnek: Piyangodan aldığının altından girdi üstünden çıktı.
sürekli olarak hep aynı şeyleri söyleyen, aynı öyküleri anlatan ya da aynı işleri yapan, aynı şeyleri isteyen kimseler için kullanılır.
(ölü için verilen sadaka, yapılan iyilik vb. için) ona ulaşsın, ölünün ruhu şad olsun anlamında söylenir.
(1) iyice görünür, anlaşılır bir duruma getirmek, görünür kılmak, açığa vurmak, örnek: Durum kendini belli etmişti. (2) mecaz sezmesini sağlamak, duyumsatmak, örnek: Ona bunu hiç belli etmek istemedik.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.